Her seferinde ayni muhabbetleri yapiyorum fakat, geri geldim yine..bi blogum vardi ne oldu acep diye bi bakıverdim.. Sadık bir dost gibi, değişmeden, dır dır etmeden, sabırla beni beklemiş buralarda...
Belki şu akıllı telefonum vasıtası ile daha çok paylaşırım birşeyleri...
Uzaklardayken yeni hayatıma alışma çabası içerisindeydim.. Başardım da.. Bu güzel şehr-i İstanbul beni de burdaki diğer herkes gibi kendine bağladı, bağımlı hale getirdi.. Tüm zorluklarına, sıkıntılarına rağmen boğaza her bakışımda -özellikle köprüden geçerken- yenilendiğimi , bu şehir için enerji topladığımı hissediyorum. Ta ki bir sonraki geçişime kadar.. Ne zaman yorulacak olsam boğaz yetişiyor imdadıma..
Konunun başlığı pek yazdıklarımla alakalı olmadi farkındayım.. Açıklayayım.. Bahsi geçtiği gibi gece nöbetinden çıktım, evdeyim.. Uykum var , uyumam da lazım.. Fakat hem canım sıkıldı hem de çok yorgun olduğum zaman böyle kötü bir huyum var.. Uyuyamıyorum..:(
Canım sıkkın çünkü Afyon da bir cephane patlamış.. 25 şehit yaziyor haber manşetinde.. 25 !!! Bakan saldırı değil demiş.. Bu nasıl bir ihmaldir Rabbim.. Kendi kendimize yetiyoruz zaten , ne gerek saldırıya ? Çok üzüldüm çok ..
Ve sonuç: Uyuyamıyorum!
Yazarken fark ettim bencilliğimi.. 25 şehit diyor.. Onlarin aileleri ne bugün ne yarın ne öteki gün, günlerce belki aylarca uyuyamayacaklar.. Bense neyden bahsediyorum.. Utandım.
Sağlıcakla kalın.
6 Eylül 2012 Perşembe
7 Mart 2011 Pazartesi
02.03.2011
Değişik bi duygu...2 mart 2011 itibari ile evimde uyumaya başladım.. Günlerdir koşturmacanın içerisindeyim.. Yatağa yattığımda ağrılardan uyumakta zorlanıyorum. öyle ki sırt üstü yatamıyorum..Ama gün geçtikçe ev yuvaya dönmeye başladı. Allah'a şükür pek bi eksik kalmadı gibi.. Kendi kendime yetebilecek kadar birşeyler yapmayı becerebildim, umarım Allah bana kolaylık verir de bu borçları da alnımın akıyla öder ve rahatlarım..
Allah olmayanlara da yattığı zaman huzur içerisinde uyuyabileceği bir yuva versin, inşallah..
yakında fotoğraflar...
Allah olmayanlara da yattığı zaman huzur içerisinde uyuyabileceği bir yuva versin, inşallah..
yakında fotoğraflar...
6 Şubat 2011 Pazar
seviyorum
Uzun süredir ilk kez yeniden zevk aldım yaptığım işten.. Ground kafamı çalıştırmam gereken bi pozisyon, pist başında 10 uçağı arka arkaya sıralı görünce aklımdan "bunu başka bir meydanda yapamam" cümlesi geçti.. Kaldı ki henüz kendi kendime bırakmıyorlar.. Kendimi sınıyorum, yapabileceğimi hem de isteyerek ,eğlenerek ve iyi yapabileceğimi öngörüyorum..
Mesleğimi seviyorum...
Mesleğimi seviyorum...
1 Şubat 2011 Salı
yeni bir devir..."yeşilköy ground"
Yarından itibaren yeni bir devir açılıyor... DElivery eziyeti bitiyor, yerini ground alıyor.. Bu kez yerdeki ucakların hareketleri ile ilgilenmeye başlayacağım...
Kime ne zaman push back vereceğim ya?.. Kime push back verdiğin zaman kimi etkileyecek şimdi ?Taksiyi hangi yoldan verirsem uçağı hem nasıl en az uçağa takarım? hem uçağın nasıl en az manevrayla park yerine ulaşmasını sağlarım ? Acaba o park yerindeki uçak çıkmış mıydı, park yeri boş muydu? değil miydi yoksa? Ben en iyisi ramp ( park yerlerini şirketlerin istekleri doğrultusunda organize eden birim )e sorayım bi riske girmenin alemi yok şimdi.. Birine uzun, birine kısa push back versem kurtarırlar mı acaba ? Ufff bu uçağın motor çalıştırma zamanını yazmayı unutmuşum, ne yazsam ne yazsaaaamm, şu ucaktan sonra bu ucaktan önceydi amaaaaann arada bi saat yazayım işte.. Bak yaa adam pist başına gelmiş hala kuleye devretmemişim, o safda(pilot!:P) geldim ben demiyo.. bu aeroflot ile aerosweet e laf anlatacağına deveye hendek atlat daha iyi.. Hadi bunlar rus Allah'ın alitalyasına ne oluyosa o salak da anlamıyor..Neyse yaa banane biraz beklesinler , ne yapayım acemiyiz arkadaş..:P
11 Ocak 2011 Salı
yeşilköy delivery
İstanbulda ki ekip hayatım C ekibi ile ayın 3 ü itibari ile başladı... Bu da ikinci gece nöbetim.. Belli bir saatten sonra İstanbul bile olsa trafik bitiyor ya da azalıyor diyelim.. İşte o saatten sonra herkes bilgisayarını alıp bir kenara çekiliyor.. Ancak uçaklar aradığı zaman boarda gidiyor falan..Gece 4'e kadar nöbet bizde.. Geçen gece 12 de yatıp 5 buçukta boardu almıstık şimdi onlar yatıyor biz bekliyoruz.. Gözlerim kapanıyor, karnım acıktı.. Az kalmış yahu..4'ten sonra uyku beni bekler..Gerçi dinlenme odasının da soğuk olma gibi bi sorunu var ama bakalım bu uykulu halle farkedebilecek miyim.. Tabi başlık neden "delivery" ondan da bahsedeyim..Burada kontrolörlerin çalıştığı 3 pozisyon var.
1)clearance delivery
2)ground
3)tower
Burdaki iş üçe ayrılmış ve ekip çalışması ile bütün oluşturuluyor.. Doğal olarak biz hem angaryası en çok hem de diğer işlere göre riski en az bölümden başladık.. Delivery.. Yol müsadesi denilen uzunca bi metnin uçaklara taksiden önce okunması gerekiyor.. Bu işte bize düşüyor.. Groun da geceleri ucundan azcık şeklinde şimdilik..Velhasılı kelam "yeşilköy delivery :)"
Yeni yazılarda görüşmek üzere..
16 Ekim 2010 Cumartesi
!
Yaşamını ,birşey beklemeden yaşayacaksın.
Ne çok şey beklediğini biliyorsun;
Gene,bekleyeceksin (elinde değil bu);
Ama beklentilerinin ne ifade ettiklerini,
Ne anlama geldiklerini-beklediğin,beklediklerin de,
Birgün tutup gelirlerse, onların da
Ne ifade edeceklerini, ne anlama geleceklerini- bilerek yaşayacaksın.
Ne beklediğini bilerek –ama, beklemeden- yaşayacaksın:en çok beklediğinin de, gelse bile bir gün hiçbirzaman beklediğin anlamda gelmeyeceğini bilerek...
Yaşamın bir bekleme olacak –ama,
Beklemeden yaşayacaksın.
Ne çok şey beklediğini biliyorsun;
Gene,bekleyeceksin (elinde değil bu);
Ama beklentilerinin ne ifade ettiklerini,
Ne anlama geldiklerini-beklediğin,beklediklerin de,
Birgün tutup gelirlerse, onların da
Ne ifade edeceklerini, ne anlama geleceklerini- bilerek yaşayacaksın.
Ne beklediğini bilerek –ama, beklemeden- yaşayacaksın:en çok beklediğinin de, gelse bile bir gün hiçbirzaman beklediğin anlamda gelmeyeceğini bilerek...
Yaşamın bir bekleme olacak –ama,
Beklemeden yaşayacaksın.
13 Ekim 2010 Çarşamba
19
Ben geri sayma işini alışkanlık haline getirdim sanıım.. Şimdi de kendi gidişim için geri saymaya başladım. Ama bu geriye sayma arzusu Ankara'dan ayrılacağım için değil şu lanet olası kursun bitmesi için.. Şu an ilgilendiğim tek şey bu.. Son 19 işgünündeyiz artık. Her gün eve geldiğimde msn de kişiselimde yazan sayıyı bir azaltmak inanılmaz bir zevk.. Hiç bir "şey" den bu kadar sıkılıp bunalabileceğimi düşünmezdim. Ama tabi dış faktörler çok fazla..
Artık tek dileğimiz var... Bitsiiiinnnnnnn..!
Artık tek dileğimiz var... Bitsiiiinnnnnnn..!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)